Akıllı Olmak Artık Çocuk Oyuncağı!.. Peki ya mutlu olmak?

Akıllı Olmak Artık Çocuk Oyuncağı!.. Peki ya mutlu olmak?

2005 yılında kurduk biz Zekids’i. 9 sene olmuş.

Çocuklar doğumlarından itibaren geçen 9 senede oturmayı kalkmayı, yürümeyi koşmayı, düşünmeyi konuşmayı, okumayı yazmayı, dertleri tasaları, bisiklete binmeyi, takla atıp yabancı dilde şarkılar söylemeyi, sakızla balon şişirme gibi bilimum aktiviteyi yapmayı öğreniyorlar. Ipad’de yaptıkları icraatları bir kenara bırakın, ıslık bile çalabiliyorlar! 9 sene uzun süre vesselam.

Psikolog kimliğim ve deneyimimi temel alarak ortaya çıkardık biz bu fikri. Hayatın her aşamasında oyun oynamaya aşık bir canım arkadaşımla beraber. O zamanlar şu anda hemen her ana babanın, öğretmenin, okul yönetiminin dilinde yer alan ‘eğitici / öğretici / zeka geliştirici oyuncak’ kavramı ortalarda yoktu. Böyle bir ihtiyaç vardı çocuklar için. 9 senedir bunu yaptık biz. Gelişim odaklı, eğitici oyuncaklar ithal ettik dünyada isim yapmış güzel şirketlerden. İsmimizi Zekids koyduk, sloganımıza da ‘Akıllı Olmak Artık Çocuk Oyuncağı!’ dedik.

Şu anda bu konuda ortalık biraz karışık.. Ticari çıkarlar doğrultusunda bu ‘eğitici/öğretici/zeka geliştirici ve faydalı’ oyuncaklar konusunda ana babaların sahip oldukları en değerli varlıkları olan çocukları üzerinden sömürüldüklerini düşünüyorum. Elbette 9 senedir arkasında durup savunduğumuz bu kavramı çöpe atmıyorum. Tabi ki bu oyuncaklar çocuklar için faydalı- aksi düşünülemez bile. Benim derdim bunun yoğunluğuyla ilgili.

Faydalı oyuncak nedir? Bir oyuncağın faydalı olması için illa matematik becerisini, stratejik düşünme yetisini, görsel algısını, hafıza ve dikkatini geliştirmesi mi gerekiyor? Okullarda ve piyasada bu fikir o kadar çok pompalanmaya başladı ki aileler çocukları ancak bu tarz oyuncaklarla oynadıklarında tatmin oluyorlar. Çocuklar da bu oyunları kazandıklarında veya içinde yer alan problemleri çözdüklerinde mutlu oluyorlar. Bana çocuğunuzun eline alıp zaman geçirdiği herhangi bir oyuncağı veya eşyayı söyleyin size onun çocuğunuz üzerinde ne gibi faydalar sağlayabileceği üzerine uzun bir açıklama yapabilirim. Şiddet içeren oyuncakları hariç tutarak söylüyorum ki, emin olun çocuklar neyle oynarlarsa oynasın bir faydası dokunur. Hem de çok!

Çocuklarımıza daha küçük yaşlarından itibaren kazanmanın, rekabetin, başarmanın, kurallara uymanın ve ‘stratejik düşünmenin’ önemini öğretmiş oluyoruz. Bu konuda herhangi bir sıkıntınız olmasın. Emin olun ‘aslında 5 yaşında ama biraz ileri’ olan çocuk sadece sizin çocuğunuz değil. Doğdukları zamandan itibaren karşılaştıkları uyaranlar sayesinde ve bilinçli anne babaların planlı, sonuca odaklanan ve sistematik yetiştirme tarzları sonucunda hemen hemen bütün çocuklar gerçekten ‘çok zeki’! Ve işte tam da bu yüzden bence, ilerki yıllarda stratejik düşünmeyi değil asıl mutlu olmayı öğrenebilmiş çocuklar fark yaratacak dünyada.

Sizce çocuğunuz mutlu mu? Küçük şeylerden mutlu olmayı becerebiliyor mu? Mutluluğu kaç dakika sürüyor? Yenildiği zaman veya yapamadığı şeyden sonra tekrar denemek için heves duyuyor mu yoksa vaz mı geçiyor? Özellikle sevdiği oyunlar hangileri? Bu oyunları neden diğerlerinden daha fazla seviyor? Sevdiği, keyif aldığı oyunlar acaba hangi yeteneklerini ortaya çıkarmasına yardımcı oluyor? Onun daha fazla zaman geçirebildiği, daha keyifli bir ruh hali içinde olduğu oyunların veya aktivitelerin onun asıl yeteneğini görmenize yardımcı olacak oyunlar olduğunu siz biliyor musunuz?

Sembolik oyun dediğimiz, çeşitli rollere girdiğimiz oyunları da oynuyor musunuz çocuklarınızla? Oynayın. Hayal kurdurtun. Hayata yönelik neler hissettikleri, huzursuzlukları ve ihtiyaçları en çok bu tarz oyunlarda ortaya çıkıyor biliyor musunuz? Çocuğunuzun bu oyunlarda sürekli bebek olmak istemesi veya korsancılık oynarken sürekli dövüşme ihtiyacı içinde olmasının çok önemli sebepleri olabiliyor. Akıllı olmasından çok daha önemli sebepler. Ve bu oyunların içinde çocukların duygusal ihtiyaçları karşılanabiliyor çoğu zaman. İzin verin çocuklar bunları dışarı çıkarsınlar, ihtiyaçlarını karşılasınlar.
 Eğlenmenin, iyi vakit geçirmenin ne kadar değerli olduğunu hissettirin çocuğunuzla oynarken. Yeterli sayıda öğretmene sahipler zaten. Sürekli öğretici anne baba olmayın. Hayat zaten yeterince sıkıcı…

 Bazen sadece ve sadece biraz neşelenmek için oynamak, saçmalamak, kıkırdamak, rolden role geçerek hayatı tanımasına anne babası olarak tanıklık etmek çok ama çok keyifli değil mi?

Kanmayın abartılmış zeka geliştirici oyuncak pazarlama tekniklerine lütfen! Emin olun çocuğunuzun ‘saatlerce’ oynaması gereken şey, bu zeka geliştirici oyunlar değil. Bu kutuların içindekilerle oynayacakları kısa süreler inanın onlara yeterli olacaktır. Akıllı olmayı zaten öğrendiler ve okullarında da öğrenmeye devam edecekler. Her boş zamanlarında önlerine çözmeleri gereken bir zeka oyunu koymayın. Amacı sadece kazanmak olan, hırslı, öfkeli, yetinmeyi bilmeyen, duyarsız ve kazanmak uğruna her yol mübahtır felsefesiyle yaşayan ama zeki insanlardan bıkmadık mı hepimiz? Duyarlı ve mutlu insanlara ihtiyaç duymuyor muyuz?

Gelelim bize. Tüm kurumsal kimliğini gelişim odaklı oyuncaklar üzerine kurmuş bir şirket olarak böyle bir yazı yazmak belki de mantıklı veya stratejik değil 🙂 Mağazalarımızda bu oyuncakları satmaya devam edeceğiz Zekids olarak. Sattığımız oyunların faydasına ve gerekliliğine hala gönülden inanıyoruz. Ancak çocukların sadece bu oyunlarla çocukluklarını yaşamamaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu yazı sadece, 9 senedir gözleme fırsatı bulduğumuz müşteri taleplerine ve anne babaların önceliklerinin değişmesine yönelik küçük bir değerlendirme ve naçizane tavsiyelerden oluşuyor. Takılıp kalmayın lütfen sadece başarıya ve zekaya. Huzurlu olmayı öğretin çocuklarınıza. Mutlu olmayı…

Çünkü akıllı olmak ARTIK çocuk oyuncağı; siz mutluluktan haber verin!