Z Kuşağı: Dijital Çocuklar

Kodlama,Robotik,Maker,STEM hakkında herşey !

Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu veya şunlar vardı… Büyüklerimizden hep duyduk bu sözleri. Onlara normal gelen bize garip geldi, bize normal gelen onlara. Kuşak çatışması denildi adına bu durumun. Peki neydi ki bu çatışmalara veya görüş ayrılıklarına bizi sürükleyen şeyler?

Biraz bu kuşaklardan bahsedelim öncelikle;

X kuşağı 1965-1980 yılları arasında doğmuş olan nesildi. Yani bizim anne babalarımız. Otoriteye odaklı ve saygılı, şüpheci, işkolik nesil kendileri. Teknolojik gelişmelere ise sadece mecbur kaldıkları zaman ve durumda uyum sağlayabildiler. Gençlik dönemlerinde ev telefonu, televizyon, radyo, beyaz eşya gibi teknolojileri kullandılar. Yetişkinlik dönemlerinde ise cep telefonu, bilgisayar, internet gibi teknolojiler girdi hayatlarına. Belki tanık olmuşsunuzdur cep telefonu kullanırken ki telaşlarını, ya da bilgisayar kullandıklarında ki heyecanı. Bir de bunları hiç kullanmak istemeyen, tercih etmeyenler vardı. Neden istemediler çünkü mecbur değillerdi kullanmaya. Ne zamanki Y kuşağı olan bizler oyuna girdik işler biraz değişmeye başladı.

Y kuşağı olarak adlandırılan 1980-2000 yılları arası doğumlu olan bu nesil, X kuşağını değişime ve mecburiyete zorladı biraz sanırım. X kuşağı bireyler, Y kuşağı bireyler sayesinde teknolojiyi kullanmaya mecbur kaldılar denilebilir. Bu nesil büyük bir teknolojik gelişimin içinde doğdu. Teknoloji Y kuşağına göre, hayattaki birçok unsur için temel araç ve bir simgeyi betimliyordu. Y kuşakları, sorgulayıcı, girişimci, tatminsiz, otoriteye karşı saldırgan, özgüvenli, gerçekçi ve şeffaf özellikler taşıyordu. Bu nesil çocukluk zamanlarından başladı bilgisayar kullanmaya, internette sohbet etmeye, birbirlerine cep telefonundan kısa mesaj atmaya. İletişime geçmek için çantalarına sığabilen cep telefonu, okul çalışmaları yaparken el ile yazı yazmak yerine bilgisayarları vardı. 2020 yılına geldiğimizde Y kuşağı bireyler her işini internet, bilgisayar ve cep telefonu üçlüsünde yapabiliyorlar. Yani mecbur oldukları için değil bunu hayat tarzı haline getirdikleri için bu şekildeler. Evde akıllı robot süpürge etrafı süpürürken, bireyler günlük işlerini yapıp kendilerine vakit ayırıyorlar. Halbuki X kuşağı bu tarz teknolojik gelişmeler karşısında ‘aman ne gerek var kendim yaparım’ diyorlar. Yani Y nesli X nesline göre biraz daha rahatına düşkün de denilebilir belki … Peki Y neslinden daha sonrası?

Z kuşağı işte burada. Kimi kaynaklarda 1996 yılından başlasa da, milenyum çocukları onlar. 2000 yılından sonra doğmuş nesil. Doğar doğmaz ağlamasınlar, bağırmasınlar diye ellerine cep telefonu verilen çocuklar. Teknoloji ellerinde oyuncak olan çocuklar onlar. Sınırsız bilgi erişimi, kolaylık, az çaba harcayarak iş yapmanın yollarını aramak onların yetkinliklerindendir. Neden peki? Çünkü teknolojinin içinde doğdular. Teknoloji sayesinde bilgiye çok çabuk ulaşabildikleri için hızlı yaşamaya alıştılar. Bu nedenle çok çabuk sıkılıp vazgeçebiliyorlar. Sosyalleşme tabiri sözlükten kalkmış ve tamamıyla teknolojiye esir edilmiş bir nesil. Yani DİJİTAL ÇOCUKLAR!

NEDEN DİJİTALLER?

Yukarıda da okumuştunuz. Bu nesil teknolojinin içinde doğdular, büyüdüler ve daha da büyüyecekler. Sosyalleşmeleri, iletişimleri, alış-verişleri, oyunları, ders çalışmaları ve hayatlarının büyük bölümü dijital üzerine. Çocuklar böylesine teknoloji ile iç içeyken, onların da ilgi ve yetenekleri alanında olan bir konu çıkıyor karşımıza. Kodlama eğitimi. Milenyum çocukları bu kadar teknoloji ile büyürken neden ileride kendi teknolojilerini üretebilecek yetenekleri edinmesinler ki?

NEDEN Z KUŞAĞI İÇİN KODLAMA EĞİTİMİ?

Globalleşen dünyada artan bilgisayar yazılımları da ekonominin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Her alanda teknolojinin getirisi olan bilgisayar yazılımları ve programların önemi artarak, birçok şirketin günümüzde bilgisayar programcısına ihtiyaç duymasına sebep olmuştur. Bunun alt basamakları olarak bulut bilişim sistemi ve veri madenciliği, perakendecilik, pazarlama, üretim departmanları için oldukça önemlidir. Bu sistemler sayesinde şirketler, müşteri istek ve ihtiyaçlarına tam zamanlı olarak yanıt verebiliyor, aynı zamanda ürün ve stok durumlarının takibini daha kolay sağlayabiliyorlar.

Bu öngörüyü geleceğe taşıyan ülkelerin başında gelen ABD’de ve Avrupa ülkelerinde çocuklara ‘‘kodlama dili’’ eğitimi verilmeye başlandı. Gelecekte bütün iş kollarında gerekli olacağı düşüncesinden hareketle, Z kuşağının eğitimi için, kodlamanın temel derslerden olacağı savunuluyor. Kodlamanın önemli yeri olan bu yeni dünya düzeninde Z kuşağı aktif rol oynayacak düşüncesi hakim durumda. Ancak bu kodlama sisteminin gelişimi sadece teknolojiyle sağlanan bir durum değil. Z kuşağının interaktif düşünmeye yatkınlığı ve hızlı düşünüp hızlı karar verme arzusu kodlama eğitimine olan ilgiyi artırıyor. Kodlama için yapı taşı olarak kabul edilen üç unsur bulunuyor. Mantıksal düşünme, problem çözme ve yaratıcılık etrafında temel etmenler birleşiyor.  Bu temel etmenlere uyan Z kuşağını daha küçük yaşta kodlamaya alıştırmak diğer nesillere göre daha kolay hale geliyor. Bu sebeptendir ki ABD’de Mayo Clinic’de Bağımlılık Psikiyatrisi alanında yan dal uzmanlığına devam eden Dr.Ulaş Mehmet Çamsarı, teknolojinin çocuklar üzerindeki etkisi ve Z kuşağı ile ilgili olarak şu sözleri söylemiştir “İnternet kuşağı da denilen bu yeni  jenerasyonu,  teknoloji bağımlısı ya da tutkunu değil, teknolojiyi doğal yaşam standardı olarak algılayan bir nesil olarak görmek gerekiyor. Bu yeni nesil, birçok şeyi değiştirecek gibi görünüyor.”

Kodlama eğitiminin önemi dünyada bu denli artarken bizim de ülke ve aileler olarak Z kuşağı çocuklarımızı bu kodlamaya doğru yönlerdirmemiz gerektiğinin, artık çoğumuz farkındayız. Okuldaki eğitimlerin, materyal ve zaman kısıtlarından dolayı yetersiz olabileceği düşünüldüğünde, dışarıdan destek sağlayan atölyeler aracılığı ile çocuklarımızın kodlama, robotik, maker eğitimlerini destekleyerek, onların global dünyaya adapte olma ve ayakta kalma şanslarını arttırabiliriz.

NUR GÜNGÖRDÜ

X